Ana Sayfa Hakkımızda Multimedya Köşe Yazıları İletişim

   Soru Cevap

   Günün Sözü

   Faydalı Linkler

KÖŞE YAZILARI

ORUÇ
2015-06-29

بسم الله الرحمن الرحيم                           

                                                                  ORUÇ

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ      

    Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.” ( Bakara Suresi; 183 )

  Bu ayet-i kerimeden de anlaşılacağı gibi, oruç maddi ve manevi gelişmeleri ve çeşitli takva tezahürlerini ihtiva ettiğinden, ilahi dinlerin hepsinde mevcut bir ibadet, dini hayata katılan bütün insanlara öteden beri tatbik edilen ilahi bir kanundur. Oruç ibadeti, riya ve gösterişten uzak, kalbi bir kulluk tezahürü olduğundan en güzel bir takva kanunu ve olgunluk hayatıdır.

  Oruç, hicretten bir buçuk yıl sonra, kıblenin tahviline müteakip şaban ayında farz kılınmıştır.

 Oruç; fecr-i sadıktan güneşin batmasına kadar, ibadet niyetiyle yemekten, içmekten, cinsi tekarrübden ve orucu bozacak diğer şeylerden insanın kendisini men etmesidir.

 Bedeni ibadetlerimizden biri olan oruç, dinimizin esaslarına göre, akıllı olan ve buluğ çağına gelmiş bulunan kadın-erkek her Müslümana farzdır.

  Ramazan ayı ve orucun fazileti:

         Salman-ı Farisi radıyallahu anhu’nun rivayet ettiği hadiste: Şaban ayının son günün de, Rasul-ü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem bize bir hutbe irad ettiler ve şöyle buyurdular:

 “ Ey insanlar, büyük ve mübarek bir ayın gölgesi üzerimize düştü. Bu öyle bir aydır ki; içinde bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesi vardır. Allah’u Teâlâ Hazretleri o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde namazı (teravih) nafile olarak meşru kıldı. Bu ayda bir hayır yapan, başka aylarda bir farz eda etmiş sevabına nail olur. Bu ayda bir farz ifa eden, başka aylarda yetmiş farz ifa eden gibidir. Bu ay, Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır. Sabrın ise sevabı cennettir. Bu ay ihsan ve yoksullara yardım elini uzatma ayıdır. Bu ay, mü ‘minin rızkının artırılacağı aydır. Bu ayda her kim oruçlu bir Mü’mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahının bağışlanmasına ve ateşten Azad olmasına sebep olacağı gibi oruçlunun ecrinden de hiçbir şey eksilmeksizin onun ecri kadar sevaba nail olur.”  Ashabı kiram:

“- Ya Rasulallah, oruçluya iftar verecek şeyi hepimiz bulamayız, deyince, Rasul-ü Ekrem:

“- Allah bu sevabı, bir tadımlık süt, bir hurma tanesi veya bir yudum su ile iftar ettirene de verir, buyurdu ve şöyle devam etti:

“- Kim bir oruçluyu doyurursa Allah ona kıyamet günün de benim Kevser’im den öyle bir şerbet içirir ki cennete girinceye kadar bir daha susamaz. Ramazan ayı evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ateşten kurtulma ayıdır. Kim o ayda kölesini hürriyete kavuşturursa Allah da onu affeder ve ateşten Azad eder.”

“ Oruç bir kalkandır, o halde oruçlu kimse kendini bilip kötü söz söylemekten sakınsın; şayet onunla çekişip kavga etmek isteyen biri çıkacak olursa, iki defa “ben oruçluyum” desin. Hayatım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki oruç tutan kimsenin ağız kokusu, Allah nazarında mis kokusundan daha güzeldir.”

( Yüce Allah oruç tutan kişi hakkında şöyle buyurmuştur): “ O, yemesini, içmesini, cinsi arzusunu yalnız benim için terk eder, öyleyse oruç benim içindir. Diğer ibadetlerin sevabı on misli verildiği halde, onun mükâfatını bizzat ben kendim vereceğim.” ( Buhari, 2/ 226 )

        ŞEYH HASAN ARSLAN HOCAMIZ Ramazan ayı ve orucun faziletini divanın da ne güzel dile getirmiştir:

                          YA ŞEHR-İ RAMAZAN SAFÂ GETİRDİN

 

Gelmenle mescidler nurunla doldu,

Ya şehr-i Ramazan, safâ getirdin.

Mü'minle, mü'minat arzusun buldu,

Ya şehr-i Ramazan, safâ getirdin,

Hatayı, günahı sildin bitirdin.

                                                                  Câmilere şem'a yakılıp kondu,

                                                                  Dostlar birbirine tebrikler sundu,

                                                                  Oruç sebebiyle günahlar yundu,

                                                                  Ya şehr-i Ramazan, safâ getirdin,

                                                                  Hatayı, günahı sildin bitirdin.

Elbet mutlu olur, kıymetin bilen,

İhlâsla Rabb’ına yönelip gelen,

Affa uğrar sende, tevhidle ölen,

Ya şehr-i Ramazan, safâ getirdin,

Hatayı, günahı sildin bitirdin.

                                                               Teravih tekbirin güzel alsınlar,

                                                               Fâcir münafıklar dona kalsınlar,

                                                               Sâlih müslümanlar, zikre dalsınlar,

                                                               Ya şehr-i Ramazan, safâ getirdin,                                                                                                                                                                                                                                                                                                            

                                                                Hatayı,  günahı sildin bitirdin.

 

Hasan, imar eyle ukba yurdunu,

Oruç ile öldür nefsin kurdunu,

İhsan sermayenle doldur hurcunu,

Ya şehr-i Ramazan, safâ getirdin,

Hatayı, günahı sildin bitirdin.

                       Orucun Adabı:

1-    Kamil bir Müslüman, ramazandan birkaç gün önce, bazı hususlara dikkat etmesi ve Ramazana hazırlıklı olarak girmesi gerekir.

a)     Tırnaklarını keser, bıyıklarını kısaltır, sakalını bir tutam olacak şekilde düzeltir.

b)    Başını tıraş eder, koltuk altlarını ve eteklerini temizler.

c)     Boy abdesti alarak temizlenir.

2-    Orucun önemli sebeplerinden birisi de sahura kalkmayı terk etmemektir. Sahurda yenen yemeğe “ Gıda-i Mübarek” adı verilir. Sahura kalkmanın bereket olduğunu Fahri Kâinat Efendimiz haber vermektedir:

“ Sahur yemeği yeyin, çünkü sahur da bereket vardır.” ( Buhari, Müslim, Tirmizi, oruç )

3-    İftarda acele  davranmak.

 Şu üç şey, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemden bize miras kalmıştır:

a)     İftar da acele etmek.

b)    Sahuru geciktirmek.

c)     Misvak kullanmak.

4-    Her mü’min Ramazanı şerifi kendi hakkın da, Allah tarafından ihsan edilmiş bir nimet bilir ve şükrüne devam eder.

5-    Oruç, bedeni sağlığa kavuşturur.Bir hadis-i şerifte: “ En büyük ilaç perhizdir.” Buyrulmuştur.

6-    Oruçlu olan kişi, oruca niyet ettiği gibi, nefsini terbiye etmeğe de niyet eder. Oruç, yeme, içme ve cima etmekten kendini sakındırmak olduğu gibi, Mevla’nın yasakladığı bütün haramlardan da kendini korumak demektir.

7-    Oruç tutan; özürsüz hamama girmekten, kan aldırmaktan ve eşi ile oynaşmaktan kaçınmalıdır.

8-    İftarı, namazdan önce yapmak.

9-    Oruç tutanları iftara davet etmek.

10-Oruç tutan Mü’minin, uykuyu azaltması gerekir. Mümkünse iftar için en güzel yemekleri hazırlamağa gayret eder.

Kıyamet günü üç türlü sofranın hesabı sorulmayacaktır:

a)     İftar için hazırlanan yiyecek ve içeceklerden.

b)    Sahur için hazırlanan yiyecek ve içeceklerden.

c)     Misafir için hazırlanan yiyecek ve içeceklerden.

11-Oruç açarken, şu duayı okumak:

“ Allah’ım! Senin rızan için oruç tuttum, sana iman ettim, sana tevekkül ettim, senin verdiğin rızıkla orucumu açtım.”

12-Mü’min, ramazandan sonraki durumu ile ramazandan önceki durumunu şöyle bir tartmalı. Şayet kendisinde bir ilerleme ve olgunlaşma görürse, haline şükretmeli ve devamına gayret etmelidir. Şayet kendisinde, eskisine göre eksiklik hissederse, tövbe ve istiğfara devam etmelidir.

   Cenab-ı Allah cümlemizin tuttuğu oruçlarımızı, kıldığımız teravih namazlarımızı ve yaptığımız tüm ibadetlerimizi dergâhı izzetin de kabul eylesin. Ramazan ayının memleketimize,  milletimize ve tüm Müslümanlara hayırlara vesile olmasını Rabbim den niyaz ederim.

Tüm kardeşlerimizin Ramazanı şerifi mübarek olsun.

Herhalde Tevhid ve hidayet Yüce Rabbimdendir.                                                                                                                                                                                                                                           

 

                                                                   KİLİS İL VAİZİ: Mehmet Dumrul



TÜM KÖŞE YAZILARI
YILBAŞI 2015-12-24
ÇOK GÜLMENİN ZARARLARI 2015-11-26
TEVAZU 2015-11-11
İNFAK VE SADAKANIN FAZİLETİ 2015-10-28
İSLAMIN ŞARTLARINDAN HAC İBADETİ 2015-09-23
KARABORSACILIK 2015-09-17
KİBİR (BÜYÜKLENME) 2015-08-27
RASULULLAH SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEMİN AHLAKI 2015-08-14
AİLE KARI- KOCA HAKLARI 2015-06-22
HASED KISKANÇLIK 0000-00-00
Namaz Vakitleri
19.08.2018

Tarih
Miladi : 19 Ağustos 2018
Hicri : 8 ZİL-HİCCE 1439
Rumi : Ağustos 1434